SÜREÇTE HİZMET HAREKETİNİN KAYIPLARI-KAZANIMLARI

soru-isareti-yol

Hizmet hareketi hemen her olağandışı dönemde, darbe ve muhtıra süreçlerinde baskılara maruz kalmış ve sıkıntılar yaşamıştı. Ancak ilk defa yoğun bir şekilde destek verdiği, politize olacak, temel prensiplerini yok sayacak kadar yakınlaştığı, “müttefik” olduğu düşünülen bir siyasi parti ile ağır bir sınav yaşadı. Hareketin önünde olanlar böylesi bir sürece ne kadar hazırlıklıydı bilemiyoruz; ancak tabanının çok | devamı »

DAVUTOĞLU’NUN DEĞİL, ERDOĞAN’IN YENİ KABİNESİ!

Erdoğan yaklaşık 2 hafta hem başbakanlığa devam etti, hem parti genel başkanlığı yaptı hem de cumhurbaşkanı sıfatını üzerinde taşıdı. Anayasanın 101 maddesi: ”Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer” demesine rağmen Erdoğan başbakanlığı, parlamenter kimliğini ve parti genel başkanlığı bırakmadı. Yeni genel başkanın seçildiği kurultayı bizzat | devamı »

BU TÜRBÜLANS DAHA NE KADAR SÜRER?

AK Parti eleştirilince bazı kesimler hemen “hain”, “satılmış, “paralel” gibi damgalar vuruyorlar ve hükümetin, özellikle de Erdoğan’ın eleştirilmesine asla katlanamıyorlar. Erdoğan’ı Türkiye’deki Müslümanların değil “ümmetin lideri” olarak görenler ve herkesin Ona biat etmesi gerektiğini düşünenler var. Buna dair belirli toplum kesimlerine gerek medya üzerinden gerekse sözlü ortamlarda ciddi girdiler yapılıyor. Genellikle | devamı »

BOP, IŞID VE BÜYÜK KÜRDİSTAN!

IŞID denilen örgüt El Kaide tabanlı olsa dahi çok yeni bir örgüt. Kısa sürede hiç umulmadık bir şekilde güçlendi ve Ortadoğu’da, özellikle Irak ve Suriye’de önemli bir aktör haline geldi. İslam’ın asla tasvip etmediği ve etmeyeceği dehşetengiz yöntemler kullanarak insanları, özellikle de masum sivilleri öldürdüğü için herkesin çekindiği kanlı bir örgüt. Cengiz Han’ın kısa sürede çok geniş coğrafyaları işgal etmesinin | devamı »

CASUSLAR VE ÖZELLİKLERİ

Casus: “Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse”dir. Ajan: “Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci”dir. Casusluk: “Milletlerarası münasebetlerde bir devlet hesabına başka bir devletin siyasi, askeri, ekonomik, teknik ve başka sahalarda gizli bilgilerin toplanması ve diğer devlete aktarılması”dır.  Türk Ceza Kanunu da casusluk faaliyetlerini ve fiilini bir bölüm | devamı »

CAMİA’YA KARŞI EMPERYAL TAKTİKLER

İslam medeniyeti ile batı medeniyetini ayıran temel farklardan birisi İslam medeniyetinin Medine Vesikası’na dayanan, Millet Sistemi ile kurumsallaşan, farklı toplum kesimlerini kendi özellikleriyle kabul etmesi ve korumasıdır. İslam medeniyeti egemen olduğu coğrafyalarda hâkimiyetini adalet ve huzur sağlayarak sürdürmeye çalışmış, dengeleri bunun üzerine oturtmuştur. Özellikle emperyal dönemden sonra Batı medeniyeti, işgal ettiği | devamı »

SEÇİM SONRASI KAOS KAPIDA MI?

Türkiye parlamenter demokrasi ile yönetilen bir rejime sahip. Ancak son zamanlarda anayasal bir değişikliğe gidilmeksizin ülkede de-fakto sistem değişikliğine gidileceğine dair söylemlerde-söylentilerde artış var. Bizzat Erdoğan da, cumhurbaşkanı olduğunda “yatan değil terleyen, koşan, yol-köprü yapan” bir cumhurbaşkanı olacağını söylüyor. Ak Partili bazı yetkililer Erdoğan köşke çıkınca “bir başbakana ihtiyaç olmayacağını, | devamı »

HIRSIZLAR VE CASUSLAR

17-25 Aralık operasyonları ve ardından açılan davalar yolsuzluk, rüşvet ve kamu kaynakları üzerinden zenginleşmeye yönelik soruşturmalar ve davalardı. Türkiye ve dünya kamuoyu haklı olarak buna odaklandı ve dosyalardaki devasa rakamlar, vahim iddialar karşısında insanların ağzı açık kaldı. 18 Aralıkla birlikte ADALETE DARBE yapılarak, HSYK kontrol edilerek, yargı YÜRÜTME’ye bağlanarak yolsuzluk operasyonunun boşa çıkarılma süreci | devamı »

TÜRKİYE’YE VE TÜRK POLİSİNE T(P)ERS OPERASYON!

1979 İran İslam devrimimden bu tarafa İran farklı şekillerde Türkiye’de var olmuş ve bazen rejim ihracı, bazen zihniyet ihracı çabaları içinde bulunmuştur. Devrimci ve radikal İslamcı gruplar kanalıyla Türkiye’de İslamcı bir gençlik oluşturup, İran’a benzer bir devrimle Türkiye’de İran İslam anlayışını hâkim kılma çabası gütmüştür. Bu hedefe matuf yayınevleri, kitabeleri kurmuş, İranlı devrim yazarlarının türlü | devamı »

PROPAGANDA VE SİYASİ RANT ARACI OLARAK FİLİSTİN!

İsrail’in kurulduğu 1948’den bu tarafa, hatta İngilizlerin Filistin’i Yahudi yerleşimine açtığı 1917 Balfour Deklerasyonu’ndan bu tarafa Filistin’de Müslüman halkın çilesi, dramı bitmiyor. Bölge insanı 1917 ile başlayan 1948’den sonra devlet gücü-düzenli birlikleri kullanılarak yapılan katliamlara, zulümlere, tehcirlere maruz kalmaktadır. Ancak uzun yıllardır İsrail karşısında bölge ülkeleri bu kadar zaafa düşmemiş, | devamı »

«

Mahmut Akpınar © 2014, Powered by Wordpress & HC-2011