HSYK SEÇİMLERİ SONRASI HUKUK GERİ DÖNER Mİ?

17 Aralık’ı müteakip hakkında vahim yolsuzluk iddiaları olan iktidarın yargıya müdahalesi ve savcıları-hâkimleri dağıtması, polisleri sürmekle kalmayıp ısmarlama hâkimlerle (sulh ceza hâkimlikleri) tutuklayıp yargılaması ve hapse atmasından sonra ülkede hukuk bitti. Demokrasinin özü olan kuvvetler ayrılığı çöktü. Anayasal bir kurum olan HSYK’ya yasayla müdahale edildi. Anayasa mahkemesi bunu iptal etti ise de hükümetin düzeni | devamı »

PKK SERHİLDAN DENEMELERİ Mİ YAPIYOR?

Meselenin IŞID tarafı ayrı bir bahsin konusu. Ortadoğu’da üretilmiş bir örgüt var ve bazı güçler bunun üzerinden bazı hedeflere ulaşmak istiyorlar. Kanaatimizce onu bir kaldıraç, bir manivela olarak kullanıyorlar. Bu konulara önceki yazılarda girmiştik.[1] IŞID meselesinin nereye gideceği, nasıl çözüleceği başka bir problem. Ama Türkiye için kontrol edilemez hale gelmiş; “çözüm” denerek göz ardı edilmiş; romantik yaklaşımlarla | devamı »

Orada insaf ve vicdan sahibi KİMSE YOK MU?

Memlekette bir soygun düzeni kuruldu, kamu kaynakları, hazine arazileri talan ediliyor. Dünkü mücahitler hep müteahhit oldu, kesesini doldurmanın peşinde. Üretim durdu, sanayi tıkandı. Varsa yoksa rant ve inşaat! Bu yolsuzluğa yozlaşmaya, yağmaya hangi varlık, hangi zenginlik hangi ülke dayanabilir? Ülkede ekonomi için kaygı duyan, talandan rahatsız olan KİMSE YOK MU? İslamcılık zarfıyla haramlar helal hale getirildi, duruma göre fetva | devamı »

IŞID İŞİ NEREYE GİDİYOR? PKK’YA VE TÜRKİYE’YE MUHTEMEL ETKİLERİ

IŞID benzeri örgütlerin operasyonel örgütler olduğunu ve büyük güçlerin bu örgütleri dış politika enstrümanı, kaldıraç, manivela olarak kullandığını; bazı hedeflerine bu örgütler üzerinden vardıklarını düşünüyoruz. Bu durum böylesi örgütlerin bütünüyle global güçlerin kontrolünde olduğunu ve kontrol dışına çıkmayacağını düşündürmesin. Nitekim radikal, silahlı örgütler çok defa kurucu aklın-iradenin patronajından | devamı »

“İSLAMCI” ZARFIYLA BÜROKRATİK DEVLET HORTLUYOR

Bürokratik devlet deyince sadece askeri veya sivil bürokrasinin siyaseti vesayetine alıp kontrol etmesini, olağanüstü dönemleri ve darbe sonrası dönemleri düşünmeyin. Siyasetin demokrasiden uzaklaştığı, çoğulculuğu terk ettiği, kurumları ve bürokrasiyi toplum üzerinden bir sopa ve terbiye aracı olarak kullandığı yapılar da bürokratik devlettir. Eğer bürokrasi kendi vatandaşını fişliyor, hukuk dışı uygulamalar içine giriyor, | devamı »

SÜREÇTE HİZMET HAREKETİNİN KAYIPLARI-KAZANIMLARI

soru-isareti-yol

Hizmet hareketi hemen her olağandışı dönemde, darbe ve muhtıra süreçlerinde baskılara maruz kalmış ve sıkıntılar yaşamıştı. Ancak ilk defa yoğun bir şekilde destek verdiği, politize olacak, temel prensiplerini yok sayacak kadar yakınlaştığı, “müttefik” olduğu düşünülen bir siyasi parti ile ağır bir sınav yaşadı. Hareketin önünde olanlar böylesi bir sürece ne kadar hazırlıklıydı bilemiyoruz; ancak tabanının çok | devamı »

DAVUTOĞLU’NUN DEĞİL, ERDOĞAN’IN YENİ KABİNESİ!

Erdoğan yaklaşık 2 hafta hem başbakanlığa devam etti, hem parti genel başkanlığı yaptı hem de cumhurbaşkanı sıfatını üzerinde taşıdı. Anayasanın 101 maddesi: ”Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer” demesine rağmen Erdoğan başbakanlığı, parlamenter kimliğini ve parti genel başkanlığı bırakmadı. Yeni genel başkanın seçildiği kurultayı bizzat | devamı »

BU TÜRBÜLANS DAHA NE KADAR SÜRER?

AK Parti eleştirilince bazı kesimler hemen “hain”, “satılmış, “paralel” gibi damgalar vuruyorlar ve hükümetin, özellikle de Erdoğan’ın eleştirilmesine asla katlanamıyorlar. Erdoğan’ı Türkiye’deki Müslümanların değil “ümmetin lideri” olarak görenler ve herkesin Ona biat etmesi gerektiğini düşünenler var. Buna dair belirli toplum kesimlerine gerek medya üzerinden gerekse sözlü ortamlarda ciddi girdiler yapılıyor. Genellikle | devamı »

BOP, IŞID VE BÜYÜK KÜRDİSTAN!

IŞID denilen örgüt El Kaide tabanlı olsa dahi çok yeni bir örgüt. Kısa sürede hiç umulmadık bir şekilde güçlendi ve Ortadoğu’da, özellikle Irak ve Suriye’de önemli bir aktör haline geldi. İslam’ın asla tasvip etmediği ve etmeyeceği dehşetengiz yöntemler kullanarak insanları, özellikle de masum sivilleri öldürdüğü için herkesin çekindiği kanlı bir örgüt. Cengiz Han’ın kısa sürede çok geniş coğrafyaları işgal etmesinin | devamı »

CASUSLAR VE ÖZELLİKLERİ

Casus: “Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse”dir. Ajan: “Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci”dir. Casusluk: “Milletlerarası münasebetlerde bir devlet hesabına başka bir devletin siyasi, askeri, ekonomik, teknik ve başka sahalarda gizli bilgilerin toplanması ve diğer devlete aktarılması”dır.  Türk Ceza Kanunu da casusluk faaliyetlerini ve fiilini bir bölüm | devamı »

«

Mahmut Akpınar © 2014, Powered by Wordpress & HC-2011